Saadet Partisi Kartal İlçe Başkanı Hayati Durmuş: “Ekonomik bağımsızlığımızı ilan edemezsek tam bağımsız olamayız”
Saadet Partisi Kartal İlçe Başkanı Hayati Durmuş ve Başkan Yardımcısı Şemsettin Selvi ile bir araya geldik. Görüşmede son dönemde gündeme gelen fon krizinden Türkiye’deki denetim mekanizmalarına, adalet tartışmalarından dünyada ve Orta Doğu’da yaşanan gelişmelere, siyasi ittifaklardan Kartal’ın yerel sorunlarına kadar birçok başlık ele alındı.
“Fon krizi sistemsel bir sorunun göstergesidir”
Son dönemde kamuoyunun gündeminde geniş yer bulan fon krizini değerlendiren Hayati Durmuş, yaşananları yalnızca belirli kişiler üzerinden değil, sistemsel bir sorun olarak ele aldıklarını belirtti.
Türkiye’de denetim mekanizmalarının zayıfladığını dile getiren Durmuş, yasama, yürütme ve yargının birbirini denetlediği ve güçlendirdiği bir sistemin gerekli olduğunu ifade etti.
Durmuş, “Bizim arzu ettiğimiz sistem, kontrolün tek bir elde toplandığı bir sistem değil; yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirini kontrol edip daha da güçlendirdiği bir sistemdi” dedi.
Devlet Planlama Teşkilatı’nın kaldırılmasının önemli bir eksiklik olduğunu belirten Durmuş, liyakat vurgusu yaparak, “Liyakata dayalı kişiler hak ettiği yere gelmeyince durum böyle oluyor” ifadelerini kullandı.
Fon krizinin arkasında daha farklı gelişmelerin olup olmadığını bilmediklerini belirten Durmuş, yaşananları “devlet krizi” olarak nitelendirdi.

“Mecliste soru önergesi veriyorsun, karşılığı yok”
Denetim mekanizmalarının zayıfladığını dile getiren Durmuş, muhalefetin de kamuoyu baskısı oluşturma imkanlarının giderek kısıtlandığını söyledi.
Durmuş, “Mecliste soru önergesi veriyorsun, karşılığı yok. Denetleme mekanizması yok. Muhalefetin gücü her geçen gün kısıtlanıyor. Ortada kamuoyu baskısı yaratılacak bir güç yok” diye konuştu.
Saadet Partisi’nin hedefinin adalete, üretime, emeğe ve ahlaka dayalı bir düzen kurmak olduğunu belirten Durmuş, geçmişte iktidar oldukları dönemlerde bu anlayışı uygulamaya çalıştıklarını ifade etti.
“Erdoğan gitsin, kim gelirse gelsin yaklaşımını doğru bulmuyoruz”
Siyasette yalnızca mevcut iktidarın gitmesine odaklanmanın doğru olmadığını belirten Durmuş, “Erdoğan gitsin, kim gelirse gelsin” anlayışını doğru bulmadıklarını söyledi.
Durmuş, “Yanlışın gitmesi için mücadele etmek yerine doğrunun gelmesi için mücadele etmek daha hayırlı olur” ifadelerini kullandı.
Siyasi birlikteliklerin şahıslar üzerinden değil, temel ilkeler üzerinden kurulması gerektiğini belirten Durmuş; adalet, üretim odaklı ekonomi ve faizsiz ekonomi anlayışının ortaklaşabilecekleri temel başlıklar olduğunu dile getirdi.
“Temel ilkelerde anlaşırsak her partiyle ittifak yaparız”
Saadet Partisi’nin farklı siyasi partilerle geçmişte ittifaklar kurduğunu hatırlatan Durmuş, gelecekte de farklı siyasi yapılarla görüşmeye açık olduklarını söyledi.
CHP ile geçmişte kurulan siyasi birlikteliğe de değinen Durmuş, “Bu demek değildi ki biz her noktada birleştik. Ne biz onların görüşlerine geldik ne de onlar bizim görüşlerimize geldi” dedi.
Durmuş, siyasi partiler arasında ön yargının bulunmaması gerektiğini belirterek AK Parti, CHP, Yeni Parti, Sol Parti, DEM Parti ve HÜDA PAR dahil olmak üzere herkesle konuşabileceklerini ifade etti.
“Siyasetin ana argümanı konuşmaktır” diyen Durmuş, sorunların konuşularak çözülebileceğini söyledi.
“Adaletin herkese eşit şekilde uygulanması gerekiyor”
Türkiye’de son dönemde yaşanan gelişmelerin önemli bir bölümünün adalet alanındaki sorunlardan kaynaklandığını savunan Durmuş, herkesin hukuk karşısında eşit olması gerektiğini dile getirdi.
“Kimse sorgulanamaz değil” diyen Durmuş, yetkililerin de vatandaşlarda adalet duygusunu zedeleyecek uygulamalardan kaçınması gerektiğini söyledi.
Son dönemde kamuoyunda oluşan tepkilerin farkında olduklarını belirten Durmuş, devam eden davalar konusunda kararın yargı mercilerine ait olduğunu ifade etti.
Durmuş, “Adaletsizliğin karşısındayız. Fakat kimse de dokunulmaz değildir. Gerekiyorsa gidip ifade verilir. Burada önemli olan adaletin herkese eşit bir biçimde uygulanmasıdır” diye konuştu.
“Ekonomik bağımsızlığımızı ilan edemezsek tam bağımsız olamayız”
Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler ve Türkiye’ye yönelik açıklamalar da görüşmenin gündem başlıkları arasında yer aldı.
Hayati Durmuş, Tom Barrack ve benzeri isimlerin Türkiye’ye yönelik açıklamalarının ülkenin ekonomik sorunlarıyla da bağlantılı olduğunu savundu.
Ekonomik bağımsızlığın siyasi bağımsızlık açısından kritik olduğunu belirten Durmuş, “Ekonomik bağımsızlığımızı sağlayamadığımız sürece olumsuzluklar peşimizi bırakmayacak. Ekonomik bağımsızlığımızı ilan edemezsek tam bağımsız olamayız” dedi.
“Kartal’da belediyeye talibiz”
Görüşmede Kartal’ın yerel siyaseti ve ilçenin sorunları da konuşuldu.
Kartal’daki diğer siyasi parti ilçe başkanlarıyla iletişim halinde olduklarını belirten Durmuş, farklı siyasi görüşlere rağmen herkesin kendi açısından ilçeye fayda sağlamak için çalıştığını söyledi.
Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel ile de bu konuyu konuştuğunu belirten Durmuş, siyaseti “hayırda yarış” olarak gördüklerini ifade etti.
Durmuş, “Biz daha iyi yöneteceğimizi düşünüyoruz. O yüzden de belediyeye talibiz açıkçası. Millet kimi seçerse onu kutlayıp gerektiği kadar destek, gerekirse de muhalif oluruz. Kırmadan, nezaket içerisinde tartışmaya devam edeceğiz” dedi.
“Kartal’ın tüm sorunlarını biliyoruz”
Saadet Partisi olarak sahada aktif bir çalışma yürüttüklerini belirten Durmuş; esnaf ziyaretleri, üye ziyaretleri ve stant çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.
Kartal’daki uyuşturucu sorununa ilişkin bir çalıştay düzenlediklerini belirten Durmuş, önümüzdeki dönemde kentsel dönüşüm konusunda da bir çalıştay gerçekleştirmeyi planladıklarını ifade etti.
Durmuş, “Kartal’ın tüm sorunlarını biliyoruz. Herkesin bildiği gibi biz de duyuyor ve görüyoruz. Bunların hepsini de çözeceğimizi biliyoruz” diye konuştu.

“Her şeyden önce zihniyeti değiştirmek istiyoruz”
Saadet Partisi’nin temel hedefinin yalnızca yönetici değişikliği olmadığını, zihniyet değişikliğini hedeflediklerini belirten Durmuş, geçmişte Refah Partisi dönemindeki belediyecilik uygulamalarını örnek gösterdi.
1990’lı yıllarda belediyeleri devraldıklarında önemli ekonomik sorunlarla karşılaştıklarını savunan Durmuş, dönemin belediyecilik anlayışında borçların dönüştürüldüğünü ve kaynakların yeniden düzenlendiğini söyledi.
1996 yılında uygulanan havuz sistemine de değinen Durmuş, dönemin koalisyon hükümetinin denk bütçe konusunda önemli bir başarı elde ettiğini ifade etti.
Durmuş sözlerini, “Aynı düzende bir şey değişirse bunun etkisini çok göremezsin. Fakat zihniyeti değiştirirsen köklü değişimleri görürsün” diyerek tamamladı.
HÜSEYİN BATUHAN EYİNÇ