Barış Elbaş: “Bizim diğer partilerden farkımız, bir tezimizin ve fikrimizin olması”
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Kartal İlçe Başkanı Barış Elbaş ve BTP MYK Üyesi Ömer Can Kol ile bir araya gelerek Türkiye ekonomisinden Milli Ekonomi Modeli’ne, son dönemde gündeme gelen fon krizinden “Terörsüz Türkiye” sürecine ve Kartal’ın yerel sorunlarına ilişkin değerlendirmelerini konuştuk.
BTP Kartal İlçe Başkanı Barış Elbaş, partisinin diğer siyasi partilerden farkının kendilerine ait ekonomik bir tez ve fikir ortaya koymaları olduğunu söyledi. BTP’nin temel ekonomik tezlerinden birinin Milli Ekonomi Modeli olduğunu belirten Elbaş, bu modelin devlet anlayışıyla nasıl uygulanması gerektiğini anlatan “Sosyal Devlet, Milli Devlet” yaklaşımının da parti programlarının temel unsurlarından olduğunu ifade etti.
“12 uluslararası iktisat kongresi yaptık”
Milli Ekonomi Modeli üzerine 12 uluslararası iktisat kongresi düzenlediklerini belirten Elbaş, kongrelere Orta Doğu, Avrupa, Amerika ve Rusya başta olmak üzere farklı ülkelerden iktisatçıların katıldığını söyledi.
Elbaş, “Bu tez gündem edildi ve uzun uzun konuşuldu. Kongreden çıkan ortak akıl, bu tezin uygulanabilir, reel bir uygulama olabileceği yönündeydi” dedi.
Modelin uluslararası alanda da tartışıldığını savunan Elbaş, 2005 yılından itibaren Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in danışmanlarının kongrelere katıldığını ve modelin BRICS ülkelerinin gündemine taşındığını ifade etti.
Elbaş ayrıca, BTP’nin eski Genel Başkanı Haydar Baş’ın 2013 yılında yaklaşık 6 saatlik bir sunum yaptığını belirterek, Putin’in danışmanlarından birinin kapanış konuşmasında modelin Rusya açısından önemsendiğini söylediğini aktardı.
“Milli paralarla ticaret tezi Milli Ekonomi Modeli’ne ait”
Son yıllarda farklı ülkeler arasında gündeme gelen milli para birimleriyle ticaret uygulamasının Milli Ekonomi Modeli içerisinde yer alan tezlerden biri olduğunu savunan Elbaş, BRICS ülkelerinin modelin bazı unsurlarını parça parça uyguladığını belirtti.
Elbaş, “Biz böyle bir modele sahibiz ve bunu Türk milleti için kullanmak istiyoruz. Biz bu modelin Türkiye’de uygulanması için mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’deki temel sorunların önemli bir bölümünün ekonomik nedenlerden kaynaklandığını belirten Elbaş, ekonominin düzelmesinin tüm sorunları tek başına çözmeyeceğini ancak önemli kazanımlar sağlayacağını söyledi.
“Alt sınıfın alım gücü yükselirse ekonomi hareketlenir”
Milli Ekonomi Modeli’nin “tüketim eksenli” olduğunu ifade eden Elbaş, ekonomiyi bir piramide benzeterek en alt bölümde halkın bulunduğunu, bunun üzerinde perakendeci, toptancı, fabrikalar ve holdinglerin yer aldığını söyledi.
Halkın alım gücünün yükselmesinin ekonominin diğer alanlarına da yansıyacağını belirten Elbaş, “Alt sınıfın alım gücü yüksek olursa, yani cebinde para olursa perakendeci ona mal satar. O satarsa toptancı da satar, o da satarsa fabrika mal üretir. Fabrika mal üretirse daha fazla işçi çalıştırır” dedi.
Kapitalist sistemlerde tüketen kesimin göz ardı edildiğini savunan Elbaş, işçi ve işveren arasındaki çatışma anlayışının yerine ekonomik olarak olumlu bir sistem oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.
“Asgari ücret ve emekli maaşını yoksulluk sınırının üzerinde konumlandıracağız”
BTP’nin ekonomi politikaları kapsamında asgari ücret, emekli maaşı ve memur maaşlarını yoksulluk sınırının üzerinde konumlandırmayı hedeflediğini söyleyen Elbaş, bunun para politikalarıyla gerçekleştirileceğini belirtti.
Elbaş, Milli Ekonomi Modeli’nde paranın yalnızca mevcut ekonomik sistemdeki anlamıyla değerlendirilmediğini, mal ve emeğin karşılığı olarak görüldüğünü ifade etti.
Kadınlara yönelik politikalarına da değinen Elbaş, ev hanımlarının emeklerinin ekonomik olarak karşılıksız kaldığını savunarak ev hanımlarının emekli edilmesini hedeflediklerini söyledi.
“Ev hanımları en büyük işçidir” diyen Elbaş, çocuklara reşit olana kadar “çocuk maaşı”, reşit olduktan sonra ise her vatandaşa “vatandaşlık maaşı” verilmesini önerdiklerini belirtti.
“Her haneye paranın girmesi gerekir”
Para dolaşımını insan vücudundaki kan dolaşımına benzeten Elbaş, paranın yalnızca belirli kesimlerde birikmemesi gerektiğini savundu.
Elbaş, “O para her alanda dolaşacak. Her haneye paranın girmesi gerekir” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin mevcut faiz politikasını da eleştiren Elbaş, faiz konusunda siyasi söylemler ile uygulamalar arasında çelişki bulunduğunu savundu.
Milli Ekonomi Modeli’nin gelir kaynakları arasında senyoraj geliri, doğal kaynaklar ve vergileri gösteren Elbaş, Türkiye’nin maden kaynaklarının devlet-millet ortaklığıyla işletilmesini önerdiklerini söyledi.
Elde edilen gelirlerin vatandaşlara yönelik sosyal politikaların finansmanında kullanılabileceğini belirten Elbaş, vergilendirme konusunda da değişiklik yapılması gerektiğini savundu. Elbaş, belirli bir gelir ve tüketim seviyesine kadar olan kesimlerden vergi alınmamasını, vergi yükünün daha yüksek gelir gruplarına yönlendirilmesini önerdi.
Gençlerin ekonomik nedenlerle yurt dışına yöneldiğini savunan Elbaş, BTP’nin gençlere proje bazında faizsiz kredi vermeyi ve ürettikleri ürünlere satın alma garantisi sağlamayı hedeflediğini söyledi.
Elbaş, “İnsanımız kaliteli üretecek, biz de satın alma garantisi vereceğiz. İşte bizim farkımız bu” dedi.
“Fon krizi sistemsel bir yanlışlığı gösteriyor”
Elbaş, son dönemde yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen fon krizine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Güncel soruşturma kapsamında yüz binlerce yatırımcının mağduriyet yaşadığı ve yaklaşık 455-456 bin kişinin krizden etkilendiğine ilişkin haberler yayımlandı. (Reuters)
Fonlara yönelen vatandaşların ekonomik koşullarına dikkat çeken Elbaş, “Vatandaşlar ay sonunu getiremiyor, kredi kartını takla attırıyor. Sonra ne yapıyor? ‘Üç-beş kazanırım’ diye fona giriyor. İşte bu balinalar fakir insanları içine çekiyor. Bu aslında bir tuzak. Sistemsel bir yanlışlık var ortada” ifadelerini kullandı.
Milli Ekonomi Modeli’nde bu tür bir ekonomik yapıyı reddettiklerini belirten Elbaş, “Bağımsız Türkiye Partisi olarak halkımızı bu tarz işlerle meşgul etmeyeceğiz” dedi.
“36 etnik yapıya aynı hoşgörüyü göstereceğiz”
Elbaş, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında gündeme gelen çerçeve yasaya ilişkin de görüşlerini açıkladı. TBMM kayıtlarına göre Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kapsamında hazırlanan kanun teklifi Ağustos 2026’da Genel Kurulda kabul edildi. (Türkiye Büyük Millet Meclisi)
BTP’nin Hacı Bektaş-ı Veli’nin Anadolu’ya taşıdığı kültürü savunduğunu belirten Elbaş, Türkiye’de farklı etnik yapıların aynı çatı altında yaşaması gerektiğini söyledi.
“36 etnik yapıya aynı hoşgörüyü ileteceğiz” diyen Elbaş, Türk kimliğinin kendileri açısından ırktan ziyade bir kültürü ifade ettiğini savundu.
Elbaş, “Bunun içinde Kürt var, Çerkez var, Abaza var, Gürcü var. Şimdi biz Kürt kardeşlerimize ayrıca hak verirsek diğerleri de istemez mi?” diye konuştu.
Türkiye’nin eğitim, asgari ücret, emekliler ve kadınlar başta olmak üzere çok sayıda sorunu bulunduğunu ifade eden Elbaş, “Kürt sorunu var” söyleminin diğer sorunların geri planda kalmasına neden olduğunu savundu.
İki dilde eğitim tartışmasına da değinen Elbaş, bunun Türkiye açısından mümkün olmadığını savunarak bu tür söylemlerin birlik ve beraberliği bozduğunu ileri sürdü.
Elbaş, Abdullah Öcalan konusunda ise sert eleştirilerde bulundu. Öcalan’ın bebek katili bir terörist olduğunu ifade edilirken, “Biz yasa çıkartarak Öcalan’ı haklı çıkartıyoruz. Bu yanlıştır” dedi.
Ömer Can Kol: “Kartal’ın birçok sorunu var ama ciddi bir dönüşüm de var”
BTP MYK Üyesi Ömer Can Kol ise Kartal’ın yerel sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kartal’ın birçok sorunu bulunduğunu belirten Kol, ilçede yaşayan vatandaşların bu sorunları doğrudan gördüğünü söyledi. Bununla birlikte Kartal’da ciddi bir dönüşüm yaşandığını da ifade eden Kol, “Fakat ciddi de bir dönüşüm var, hak yemeyelim” dedi.
İlçede birçok bölgede devam eden çalışmalar nedeniyle asfalt konusunda sorunlar yaşandığını belirten Kol, geçmişte Kartal’ın kendi fabrikasının bulunmasının bu sorunların çözümünde kolaylık sağladığını ifade etti.
Kol, vatandaşların yol ve ulaşım konusundaki mağduriyetlerinin giderilmesi için sorunlu noktalarda daha sık bakım ve yama çalışması yapılması gerektiğini söyledi.
“Kartal’da vatandaşların böyle bir şeye müsaade edeceğini düşünmüyorum”
Kartal Belediyesi’nin bütçesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kol, geçtiğimiz yıl belediyede yaklaşık 5,8 milyar liralık bütçe bulunduğunu ifade etti. Kartal Belediyesi’nin resmi belgelerinde ise 2025 yılı için toplam gelir-gider bütçesi 5,876 milyar TL olarak yer alıyor. (Kartal Belediyesi)
Belediyeler üzerindeki siyasi ve ekonomik baskılara da değinen Kol, yönetimlerin bu durumun farkında olduğunu savundu.
Kol, Kartal Belediye Meclisi’ndeki siyasi dengelere ilişkin olarak da değerlendirmelerde bulunarak, geçmişte AK Parti’den iki meclis üyesinin bulunduğu bir yapının değiştiğini söyledi.
Kartal’da belediyeye ilişkin olası siyasi gelişmeler konusunda vatandaşların tutumuna dikkat çeken Kol, “Kartal’da bu noktada ben vatandaşların böyle bir şeye müsaade edeceğini düşünmüyorum. Gökhan Yüksel’in de böyle bir şey yapacağına inanmıyorum açıkçası” ifadelerini kullandı.
Kartal’da çeşitli alanlarda yaşanan mülkiyet ve dönüşüm tartışmalarına da değinen Kol, “Vatandaşın aklına şu da geliyor: Her yer alınırken Kartal’da neden bir şey olmuyor. Bunu bilemiyoruz açıkçası” dedi.
BTP’li Elbaş ve Kol, Türkiye’nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerinin yanı sıra Kartal’ın yerel sorunlarının da yakından takip edilmesi gerektiğini belirterek, vatandaşların ekonomik koşullarının iyileştirilmesi ve ilçedeki sorunlara yönelik somut çözümler geliştirilmesi gerektiği görüşünü dile getirdi.
HÜSEYİN BATUHAN EYİNÇ