September 30, 2026
Gündem Kartal

Veli-der Kartal’da basın açıklaması gerçekleştirdi: Tarikat ve cemaatlerin eğitim alanındaki tüm faaliyetlerine son verilmelidir

Veli-der Kartal’da basın açıklaması gerçekleştirdi: Tarikat ve cemaatlerin eğitim alanındaki tüm faaliyetlerine son verilmelidir

Öğrenci Veli Derneği (Veli-der), bugün Kartal’da yeni eğitim öğretim yılı öncesinde öğrencilerin ve velilerin yaşadığı ekonomik zorlukları, ticarileştirilen eğitim sistemini ve MESEM’lerde gerçekleştirilen çocuk emeği sömürüsü başta olmak üzere benzer sorunları değerlendiren bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Veli-der gerçekleştirdiği basın açıklamasında eğitim hakkının giderek zorlaştığını belirtirken, ”Eğitim harcamalarında yaşanan artışın enflasyon üzerindeki etkisinden söz eden Mehmet Şimşek adeta eğitimi ekonomik planların tutmamasının sorumlusu olarak göstermektedir” dedi. Eğitimdeki fiyat artışlarının asıl probleminin eğitim sisteminde yaşanan nitelik kaybından dolayı öğrencilerin ve velilerin eğitime dönük talebinde yaşanan artış olduğunun unutulmaması gerektiği belirtilirken, ”Sorunu doğru tanımlamadan doğru çözüm üretilmesi mümkün değildir” ifadeleri kullanıldı.

”Anayasal eğitim hakkını fiilen ortadan kaldırmaktadır”

Eğitimin parasız ve kamusal bir hak olması gerektiğini savunulurken anayasal hükümlerin ve sosyal devlet ilkelerinin önemi hatırlatıldı. Kamusal sorumlulukların velilerin sırtına bindiği ifade edilirken, ”Anayasal hükümlere göre temel eğitimin parasız ve kamusal bir hak olması gerekirken, yetersiz temizlik ödenekleri, kırtasiye ücretleri ve bağış adı altında toplanan kayıt paralarıyla okulların finansmanı velilerin üzerine yıkılmaktadır. Sosyal devlet ilkesi terk edilerek kamusal sorumlulukların hane halkına devredilmesi, aileleri derin bir çaresizliğe sürüklemekte ve anayasal eğitim hakkını fiilen ortadan kaldırmaktadır” denildi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in ÇEDES ve benzeri projelerinin, okul kapılarını tarikat ve cemaatlere açtığı belirtilirken, dinselleşme politikalarının ulaştığı tehlikeli boyuta dikkat çekildi.

”Karma eğitimden vazgeçmeyeceğiz”

Son zamanlarda eğitim öğretim döneminde laik eğitimin tamamen tasfiye edilmeye çalışıldığı ifade edilirken MESEM sömürüsünün zorluklarının altı çizilirken, ”Karma eğitimi tartışmaya açmak sıradan bir pedagojik tercihi değil, toplumsal yaşamı muhafazakarlaştırma ve laik eğitimi bütünüyle tasfiye etme hamlesidir. Karma eğitimin fiilen aşındırılması kız çocuklarını kamusal alandan soyutlayan ve gençleri ucuz iş gücüne dönüştüren bütüncül bir siyasal tercihtir. Son çeyrek asırda izlenen politikalarla karma eğitim, temel ilke olmaktan adım adım çıkarılmıştır. İmam hatip ortaokul ve liseleri ile hafızlık eğitimi veren kurumların yaygınlaştırılması sonucunda okul binaları, sınıflar, koridorlar ve giriş çıkışlar cinsiyete göre ayrıştırılmıştır. MESEM yaygınlaşmasıyla birlikte bugün ortaöğretimdeki her 100 öğrenciden 43’ü bu kurumlarda eğitim görmektedir. Toplumsal cinsiyete dayalı iş bölümü nedeniyle bu alanlarda da ayrışma derinleşmektedir” denildi.

Eğitimin tüm yurttaşlara eşit ve nitelikli biçimde ulaşmasının sağlanması dile getirilirken bunun anayasal bir hak olduğu öne sürüldü.

Veli-der yeni eğitim öğretim yılı öncesinde taleplerini sıralardı.

Talepler şu şekilde:

  • Kamusal, parasız, laik bilimsel ve nitelikli eğitim herkes için güvence altına alınmalıdır.
  • MEB’in sorumluluğunda, zorunlu, ücretsiz, laik, ve bilimsel okul öncesi eğitim hayata geçirilmelidir.
  • Çocuk emeği sömürüsüne son verilmeli, MESEM uygulamaları kaldırılmalıdır.
  • Tüm çocuklar için eşit ve erişilebilir eğitim olanakları sağlanmalıdır. Kayıt parası, bağış, aidat ve benzeri adlarla velilerin üzerine ekonomik yük bırakılmasına son verilmelidir.
  • Okullarda ücretsiz yemek, temiz su ve sağlık hizmeti sunulmalıdır.
  • Eğitimde kullanılan servis ulaşım hizmetleri ücretsiz ya da kamu tarafından karşılanarak erişilebilir hale gelmelidir.
  • Eğitim bütçesi arttırılmalı, kamu okullarının tüm ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmalıdır.
  • Temizlik ve güvenlik hizmetleri için yeterli sayıda nitelikli, kadrolu personel istihdam edilmelidir.
  • Öğretmen açığı derhal giderilmeli, ücretli öğretmenlik uygulamalarına son verilmeli, bütün öğretmenler güvenceli çalışma koşullarına kavuşturulmalıdır.
  • Demokratik ve katılımcı okul işleyişi güçlendirilmelidir.
  • Tarikat ve cemaatlerin eğitim alanındaki tüm faaliyetlerine son verilmelidir.
About Author

Hüseyin Batuhan Eyinç

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir