September 28, 2026
Gündem Kartal Köşe Yazıları

Eğitim Sen 5 No’lu Şube Başkanı Eroğlu: Öğrenciler okulda güvenli değilken Yusuf Tekin o koltukta oturamaz

Eğitim Sen 5 No’lu Şube Başkanı Eroğlu: Öğrenciler okulda güvenli değilken Yusuf Tekin o koltukta oturamaz

Eğitim Sen İstanbul 5 No’lu Şube Başkanı Ertuğrul Eroğlu ile eğitim sisteminde yaşanan sorunları, öğrencilerin ve öğretmenlerin karşı karşıya kaldığı zorlukları, velilerin artan eğitim masraflarını, MESEM’i ve okullarda yaşanan saldırıları konuştuk. Eroğlu, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının derinleşmiş ve kalıcılaşmış sorunlarla başladığını belirterek, kamusal ve nitelikli eğitimin herkes için ücretsiz ve eşit biçimde sağlanması gerektiğini söyledi.

“Eğitim yılı derinleşmiş sorunlarla başladı”

2026-2027 eğitim-öğretim yılının sorunsuz başlamasını istediklerini ancak bunun gerçekleşmediğini belirten Eroğlu, eğitimdeki en önemli sorunlardan birinin sınıflardaki öğrenci yoğunluğu olduğunu ifade etti.

Eroğlu, okullarda hijyen sorunlarının devam ettiğini ve velilerden “bağış”, “aidat” veya “kayıt parası” adı altında çeşitli ödemeler talep edildiğini belirterek, bazı okullarda sınıf mevcutlarının 50’nin üzerine çıktığını söyledi.

Yenibosna Şehit Muhammed Ali Kalo Ortaokulu’nu örnek gösteren Eroğlu, bir sınıfta 52 öğrencinin bulunduğunu, sıraların akıllı tahtaya kadar dizildiğini ve öğretmenlerin ders anlatırken hareket edecek alan bulamadığını aktardı.

“Okulların ihtiyaçları velilerin üzerine yıkılıyor”

Okullardaki temizlik sorununa da dikkat çeken Eroğlu, geçmişte kadrolu olarak çalışan personelin yerini farklı kurumlar aracılığıyla okullara gönderilen ekiplerin aldığını belirtti. Bu hizmetlerin maliyetlerinin önemli bölümünün ise velilerin üzerine bırakıldığını ifade etti.

Eroğlu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullara yeterli bütçe ayırmadığını ve bu nedenle okul yöneticilerinin tadilat, temizlik ve diğer ihtiyaçlar için velilerden para talep ettiğini duyurdu.

Bazı okullarda kayıt ücretlerinin 200 bin liradan başlayıp 400 bin liraya kadar çıktığını öne süren Eroğlu, özel okul ücretlerinin ise çok daha yüksek seviyelere ulaştığını ifade etti.

“Bir öğrencinin eğitim masrafı 14 bin liraya kadar çıkıyor”

Eğitim Sen olarak yaptıkları araştırmaya da değinen Eroğlu, okul başlangıcında öğrencilerin kırtasiye, kıyafet ve benzeri giderlerinin aileler üzerinde ciddi bir ekonomik yük oluşturduğunu belirtti.

Eroğlu’nun aktardığı verilere göre ilkokul öğrencilerinin başlangıç masrafı 6 bin 700 ile 9 bin 600 TL, ortaokul öğrencilerinin 8 bin 800 ile 12 bin 700 TL, lise öğrencilerinin ise 10 bin ile 14 bin 700 TL arasında değişiyor.

Bu giderlerin yalnızca başlangıç maliyetleri olduğunu vurgulayan Eroğlu, yardımcı kaynaklar ve yıl içerisinde ortaya çıkan diğer eğitim harcamalarıyla birlikte yükün daha da arttığını belirtti.

“Bu tek bir çocuğun maliyeti. Bir ailede birden fazla çocuk olduğunda bu masraflar nasıl ödenecek?” diyen Eroğlu, ekonomik sorunların aile içerisindeki huzursuzluğu artırabileceğini ve bunun öğrencilerin eğitim hayatına da yansıyabileceğini ifade etti.

Eroğlu, yaşanan tabloyu “Okul yolu dert yoluna dönmüş” sözleriyle değerlendirdi.

“Çocuklara okulda ücretsiz bir öğün yemek verilmeli”

Okullardaki aidat ve yemek sorununa da değinen Eroğlu, bazı okullarda öğrencilerden dönem başına çeşitli ödemeler talep edildiğini ve sınıfların temizlik ihtiyaçlarının dahi öğrenciler arasında paylaştırıldığını söyledi.

Öğrencilerin okulda temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirten Eroğlu, kantin fiyatlarının da aileler açısından önemli bir yük oluşturduğunu dile getirdi.

Eroğlu, okulda öğrencilere en az bir öğünün ücretsiz verilmesi gerektiğini savunarak, su hakkının da ücretsiz karşılanması gerektiğini söyledi. Verilecek yemeklerin ise uzman diyetisyenler tarafından hazırlanması ve öğrencilerin ihtiyaçlarına göre planlanması gerektiğini ifade etti.

“Eşit işe eşit ücret istiyoruz”

Öğretmenlerin çalışma koşullarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Eroğlu, ücretli, sözleşmeli ve kadrolu öğretmenler arasında farklı çalışma ve ücret koşullarının bulunduğunu belirtti.

Eğitim Fakültesi’nden mezun olan her eğitimcinin kendileri açısından uzman olduğunu söyleyen Eroğlu, “Eşit işe eşit ücret” talebini yineledi.

Ücretli öğretmenlerin çalışma koşullarının ise oldukça ağır olduğunu ifade eden Eroğlu, haftanın tamamında derse giren bir ücretli öğretmenin aylık gelirinin yaklaşık 20 bin TL seviyesinde olduğunu, resmi tatillerde ve yaz döneminde ücret alamadığını söyledi.

Eroğlu ayrıca Türkiye genelinde yaklaşık 90 bin ücretli öğretmenin bulunduğunu belirterek, bu öğretmenlerin kadroya geçirilmesi gerektiğini belirtti.

“MESEM’de çocuklar ucuz iş gücü olarak görülüyor”

MESEM konusunda eleştirilerde bulunan Eroğlu, çocukların ucuz iş gücü olarak çalıştırıldığını ve bu sebepten dolayı iş cinayetlerinde katledildiklerini ifade eti.

Eroğlu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in daha önce MESEM kapsamında öldürülen çocuklara ilişkin açıklamalar yaptığını belirterek, çocukların ucuz iş gücü olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

Okullarda yaşanan saldırılara da değinen Eroğlu, son dönemde öğrencilerin ve öğretmenlerin güvenliği konusunda ciddi kaygılar bulunduğunu ifade etti.

Manisa’da yaşanan son saldırıyı da gündeme getiren Eroğlu, okullarda güvenlik sorunlarının öğrenciler ve öğretmenler açısından önemli bir tehdit oluşturduğunu savundu.

“Yusuf Tekin o koltukta oturmamalı”

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelik eleştirilerini de sürdüren Eroğlu, Bakanlığın eğitim politikalarını ve özellikle tarikat ve cemaatlerle yapılan iş birliklerini eleştirdi.

Eroğlu, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”, ÇEDES ve MESEM uygulamalarının laik ve kamusal eğitime aykırı olduğunu belirterek, laik ve kamusal eğitim anlayışına sahip çıkılmasının gerektiğini ifade etti.

Eroğlu, öğrencilerin güvenliği, ekonomik sorunlar, gelecek kaygısı ve eğitimde yaşanan sorunlar üzerinden Yusuf Tekin’i istifaya davet etti.

“Öğrenciler gelecek kaygısı yaşıyorsa Yusuf Tekin o koltukta oturmamalı. Öğretmenler öğrencileri tarafından öldürülüyorsa Yusuf Tekin o koltukta oturmamalı. Öğrencilerin hayatı değersizleştirilmişse ve can kaybı bu kadar ucuz olmuşsa Yusuf Tekin o koltukta oturmamalı” ifadelerini kullandı.

“Çocuklarımızı kazanmamız lazım”

Eroğlu, eğitim sistemindeki sorunların yalnızca okullarla sınırlı olmadığını, gençlerin geleceğe ilişkin beklentilerini de etkilediğini söyledi.

Devlet okullarındaki sorunlar nedeniyle bazı ailelerin çocuklarını özel okullara yönlendirdiğini, bunun da aileler üzerindeki ekonomik yükü artırdığını belirten Eroğlu, öğrencilerin önemli bölümünün geleceklerini Türkiye dışında kurmayı düşündüğünü savundu.

Gençlerin eğitim hayatları sırasında çalışmak zorunda kaldığını ve ekonomik koşulların öğrenciler üzerinde mutsuzluk yarattığını ifade eden Eroğlu, eğitim sisteminin köklü biçimde değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Eroğlu, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Bizim çocuklarımızı kazanmamız lazım. Bunun için bu eğitim sisteminin kökten değişmesi lazım. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in gitmesi lazım. İktidarın değişmesi lazım. Bunların hepsi iç içe. Bu düzen değişmeden ne çocuklarımızı kazanmamız mümkün ne de geleceği kazanmamız.”

HÜSEYİN BATUHAN EYİNÇ

About Author

Hüseyin Batuhan Eyinç

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir